Anasayfa / Kitaplar / İşkencede DİRENME SAVAŞI

İşkencede DİRENME SAVAŞI

 

 10-iskencede-Direnme

 

Eser Adı: İşkencede DİRENME SAVAŞI

Derleyen: Remzi Basalak

Yayınevi : Yediveren Kökleri

Dizi Adı: Araştırma, tarih

Türü : Siyasal

Cilt Bilgisi: Ciltli

Kağıt Bilgisi: Enzo

Basım Tarihi: Mayıs 2003, İstanbul

Basım Bilgisi: 1. Basım

Sayfa Sayısı: 200 s.

Kitap Boyutları: 19.5 x 13.5 cm

Etiket Fiyatı: 10.00 TL

 

 

Ülkemizde işkence alabildiğine yaygın, ancak direnme oranı bir o kadar sınırlı ve çarpıktır. 12 Eylül gibi faşizmin en azgın saldırdığı bir dönemde direniş, ne yazık ki, «bir avuç kır çiçeği» ile sınırlıdır. Ancak bu, tek tek kişilerden öte, kolektif bir direniştir. Ve o yüzden de, etki gücü niceliğinin çok üzerinde; manyetik alanı kendi sınırlarının ve döneminin ötesindedir.

Öyle ki, 12 Eylül yıllarında direnmeyi, bireylerin tavrından örgüt tavrına sıçratanlar, ‘90’lı yıllarda, bunu devrimci kitlenin tavrına dönüştürmeyi başarmışlardır. İfade vermeme, tutanakları imzalamama tavrı, bir grup seçkin komünistin tavrı olmaktan çıkmış, kitle gösterilerinde, toplu eylemlerde gözaltına alınan devrimci ve anti-faşistlerin genel tavrı haline gelebilmiştir.

Ancak yeni bir yenilgi ve tasfiyeci dalgayla birlikte, -90’ların ikinci yarısından itibaren- kitleselleşen bu direniş geleneği de sekteye uğramış ve yeniden çözülme ve teslimiyet baskın hale gelmiştir. Çözülme ve teslimiyetin yaygınlaşmasından daha vahimi ise, tıpkı 12 Eylül yıllarında olduğu gibi, «çözülme gerekçeleri» sıralanarak durumun teorize edilmeye çalışılmasıdır. Bunların başında işkence yöntemlerinin gelişkinliği üzerine abartılı vurgular ve «psikolojik işkence»nin farklı yorumlanması geliyor. İşte bundan dolayıdır ki, bugün tıpkı 12 Eylül yıllarında olduğu gibi, işkence ile mücadele bu «mazeret teorileri»ne karşı mücadeleyle birlikte verilmelidir. Bunun da yolu; bir yandan ideolojik mücadeleyi yükseltirken, bir yandan da –ve esas olarak- işkencehanelerde direnmekten, faşizmi ve çözülme teorilerini pratik olarak da yenmekten geçiyor.

 

Bu yazılara da bakabilirsiniz

Tren kazası değil KATLİAM!..

Çorlu’da 8 Temmuz günü yaşanan tren kazası, bir kere daha devletin ihmalinin sonuçlarını ortaya koydu. …

ODTÜ’lü öğrencilere tutuklama

24 Haziran seçimlerinin ardından üniversite mezuniyet törenleri yine AKP ve Erdoğan protestolarına sahne oldu. Önce …