Anasayfa / Gençlik / HDP’ye saldırılar sürüyor

HDP’ye saldırılar sürüyor

demirtas-yuksekdag

HDP’nin eşbaşkanları dahil toplam 12 milletvekili hapiste. Kazandıkları belediyelere “kayyum” atandı, birçok belediye başkanı, meclis üyesi tutuklandı. En son Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık da görevinden alındı.

Milletvekillerini, belediye başkanlarını birer-ikişer tutuklayarak, sonra kimini serbest bırakıp yeniden tutuklayarak psikolojik bir savaş yürütüyorlar. En son serbest bırakılan İdris Balüken’i yeniden tutukladılar. Keza Ahmet Türk, hastalığı nedeniyle günlerce adli tıp kurumlarında dolaştırıldıktan sonra tahliye edildi. Ama hiç birinin yeniden tutuklanmayacağının garantisi yok.

Referandum tarihi yaklaştıkça baskılar daha da artıyor. Bir yandan büyük bir vahşet uygulayarak ve HDP’yi çalışamaz hale getirerek Kürt halkını teslim almaya çalışıyorlar; bir yandan da Hüda-Par ve Barzani aracılığıyla “evet” oylarını çoğaltmaya oynuyorlar. Bir yılı aşkın süredir evleri-barkları yıkılan, göçe zorlanan ve binlerce evladını yitiren Kürtler, evlerinin yerini dahi bulamaz iken, onlar alacakları oyların derdindeler. Birçok semt, ilçe yerle bir edilmiş durumda. Kimin nerede oy kullanacağı belirsiz. Ama hala baskı ve şiddetle, hile-hurda ile oylarını çoğaltma peşindeler.

 

Yüksekdağ’ın milletvekilliği düşürüldü

HDP’nin meclisteki vekillerine dönük saldırılara bir yenisi daha eklendi. Halen tutuklu bulunan HDP eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliği düşürüldü. Gerekçe olarak da kesinleşmiş hapis cezası gösterildi.

Yine bir baskın meclis kararı ile istediklerini geçirdiler. Bir kez daha hukuku ayaklar altına aldılar ve çifte standartlı bir uygulamaya daha imza attılar. Çünkü bugüne kadar Erdoğan dahil, kesinleşmiş hapis cezası olan hiçbir milletvekilinin vekilliği düşürülmemişti.

Karardan sonra duruşmaya katılan Yüksekdağ; “geri aldıkları vekillik mazbatası sadece bir kağıt parçasıdır, bize vekilliğimizi verenler, yoksullar ve yok sayılanlardır” diyerek yanıt verdi.

Kadın örgütleri dahil pek çok kurum ve platform, bu kararı “hukuk-dışı” bularak kınadıklarını duyurdu. Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürülmesi, HDP’nin kapatılacağı yönündeki kaygıları da arttırdı.

 

Vahşet Kuruköy’le sürüyor

Cizre’de, Sur’da ve daha pekçok yerde günlerce süren abluka ve vahşet, şimdi Nusaybin’e bağlı Kuruköy’de sürüyor. Asker ve polisin etrafını sardığı köyde, evlerinden çıkamayan halk, hem kendilerinin hem de hayvanlarının ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını bildiriyorlar.

Telefonla kısık sesle konuşarak yaşadıklarını anlatan köylüler, 11 Şubat’ta 5 helikopterin köyün üstünde dakikalarca dolaştığını, hastalarını hastaneye götüremediklerini ve yakınlarından haber alamadıklarını bildirdi. Köyün kuşatıldığı gün, oradan ayrılmayı başaran bir köylü ise, köyde sadece kadınlara ulaştığını, erkeklerin hepsinin gözaltında olduğunu belirtiyor. Ablukadan bir ay önce suların kesildiğini, su ihtiyacını çevre köylerden karşıladıklarını dile getirip, “köy halkı 8 gündür kuyu suları içiyor, sokakta binlerce ölü hayvan var, böyle devam ederse salgın hastalık başlar” diyor.

Operasyona katılan polislerin internette yaydıkları görüntüler ise, 12 Eylül sonrası köy meydanlarındaki işkenceleri hatırlatıyor. Öldürülen kişilerin çıplak bedenleri üzerinde kurt işareti yaparak çekilmiş fotoğrafları servis ediyorlar.

Bir grup HDP’li vekil 18 Şubat’ta Kuruköy’e girmek istedi, fakat alınmadılar. HDP, bu durumun iddiaları güçlendirdiğini belirtti. CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Kuruköy’deki vahşetle ilgili meclise soru önergesi verdi.

* * *

Katliamlar, işkenceler, hapisler, ezilen bir halkın haklı mücadelesini durduramaz! Ne yaparlarsa yapsınlar, bu halk yaşadıklarını unutmayacak ve ergeç hesabını soracaktır!

Bu yazılara da bakabilirsiniz

“Biz teslim olmayız!” (Nilgün Gök)

Bir kamulaştırma eylemi sırasında 14 Ekim 1993 tarihinde şehit düşen Genç Komünar Nilgün GÖK “Kirli …

“İlk kurşun”: OSMAN YAŞAR YOLDAŞCAN

Günlerden 29 Eylül 1980! Yer, İstanbul-Bağcılar yokuşu… Birazdan yeni bir tarih yazılacak… 12 Eylül’ün üzerinden …