Anasayfa / Genel / Metin Akpınar ile Müjdat Gezen’e soruşturma

Metin Akpınar ile Müjdat Gezen’e soruşturma

AKP’nin sanatçı düşmanlığı devam ediyor. Son olarak Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e Halk TV’de Uğur Dündar’ın “Halk Arenası” programında yaptıkları konuşmalar yüzünden dava açıldı.

Akpınar, Hitler’den Musuloni’ye faşist diktatörlerin sonunu hatırlatarak “demokrasi” çağrısı yapmıştı. Gezen ise, Erdoğan’ın Kadıköy’de oturanları ülkenin sorunlarından kopuk olmakla suçlamasına karşı, “kimse benim vatanseverliğimi sorgulayamaz” diyerek tepki gösterdi. Asıl haddini bildirmesi gereken kişinin de Erdoğan olduğunu ekledi.

Bu programdan iki gün sonra parti toplantısında konuşan Erdoğan, iki sanatçıyı kastederek, “hesap verecekler” dedi. Aynı gün savcılık haklarında dava açtı. Ertesi sabah da ifadeleri alınmak üzere savcılığa çağrıldılar. Fakat her iki sanatçının evine sabah saatlerinde polis gönderildi. Polis nezaretinde savcılığa götürüldüler.

Sözlerinin arkasında durduklarını söyleyen sanatçılar, her hafta karakola imza vermek koşuluyla serbest bırakıldı. Ayrıca yurtdışına çıkma yasağı kondu.

Erdoğan, daha önce de Fox Tv haber sunucusu Fatih Portakal’ı hedef göstermişti. Portakal’ın Fransa’daki “Sarı Yelekliler” eylemine atıfta bulunup Türkiye’de barışçıl gösterilerin bile yapılamadığını söylemesi üzerine AKP medyası “kitleyi sokağa çağırıyor” diyerek hedefe çaktı. Ardından Erdoğan bir mitingte “Sen seni bil sen seni, sen seni bilmezsen bu millet patlatır enseni” diyerek açıkça tehdit etti. Sonrasında bir grup AKP’li Fox Tv önünde portakal bıçakladı.

Her iki olayda da AKP ve Erdoğan’ın kendilerine dönük hiçbir eleştiriye tahammül edemedikleri ve hem yargı yoluyla hem de tehditlerle korkutmaya çalıştıkları bir kez daha görüldü. Erdoğan’ın sözleri üzerine hemen dava açılması da “yargı bağımsızlığı” denilen şeyin ne denli içi boş bir söz olduğunu ve bunun AKP dönemindeki kadar bariz görülmediğini ortaya koydu.

Bu yazılara da bakabilirsiniz

Sarı Yelekliler 8. hafta; BİR BAŞKA HAFTA BU HAFTA!

Ha bitti bitecek… Olmadı haftaya bitecek… Bir çoğumuz hep bu gözle bakarak, bazen ürkek, bazen …

Şimdi “Fransızca konuşma” zamanı

Marksist literatürde “Fransızca konuşmak”, eylemin diliyle konuşmak demektir. Lenin’in ifadesiyle; “ayağa kaldırıcı sloganlarla kitlelerin doğrudan …