Anasayfa / Etiket arşivi

Etiket arşivi

Her koşul altında DEVRİMCİ DURUŞ

Dergimiz “Proleter DEVRİMCİ DURUŞ” (PDD) 20 yaşında! 1998 Haziran ayında ilk sayısı ile yayın hayatına başladı. Ve 20 yıldır kesintisiz biçimde hayatını sürdürüyor. Bu süre boyunca birçok engelle, yasakla ve baskınla karşılaştı. 20. yılına da böyle giriyor… Yazıişleri Müdürü halen hapiste. Çalışanları hakkında açılan davalar sürüyor. Okurları defalarca gözaltına alındı, …

Devamını oku

TTE saldırısını da püskürten bir dönüm noktası: ’84 ÖLÜM ORUCU

Haziran ayı direniş ayıdır. Bunların içinde ’84 ÖO eylemi, devrimci tutsakların 12 Eylül faşizmine karşı yürüttüğü direnişin en önemli dönemeçlerinden biridir. Başta Tek Tip Elbise (TTE) olmak üzere faşist yaptırımları durdurması bakımından olduğu kadar, dışarıdaki mücadeleyi ivmelendirmesi yönüyle de bir “dönüm noktası”dır. O günlere bugünün ışığı ile bakmaya ve doğru …

Devamını oku

“Vardım, varım, varolacağım” HER ŞEYE RAĞMEN…

Sıkı durun! / Kaçmadık, yenilmedik! Çünkü Spartaküs, ateş ve ruh demektir!/ Yürek ve can demektir! Çünkü Spartaküs, zafer özlemini /Sınıf bilinçli proletaryanın / Mücadele azmini ifade etmektedir Bunlar elde edildiği zaman / İster yaşayalım, ister yaşamayalım / Programımız yaşayacaktır! Ve kurtulan halkların dünyasına egemen olacaktır!/ Her şeye rağmen!..   Bu …

Devamını oku

Laikliğe yaklaşım üzerine

pdd-arka-logo

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman’ın geçtiğimiz günlerde sarfettiği sözler, laikliği yeniden gündemleştirdi ve tartışmalara yol açtı. Kahraman, “Anayasada laiklik olmamalı, yeni ve dindar bir anayasa olmalı” diyerek, dinci-gericiliğin özlemini bir kez daha ifade etti. Bunun söyleyen kişinin şu anda TBMM Başkanı olması, kuşkusuz işin ciddiyetini arttırıyor. Sonrasında …

Devamını oku

Geçmişten geleceğe YÜRÜYÜŞÜMÜZ SÜRÜYOR!

ustalar-onderler

Şubat ayı, ihtilalci komünistlerin “kuruluş” ve “yeniden doğuş” ayıdır. ’79’un 21 Şubat’ında, bu topraklarda Mustafa Suphi’lerden sonra ilk komünist örgütün kuruluşu müjdelendi. ‘98’in 17 Şubat’ında ise, tasfiyeye sürüklenen yapıyı yeniden bolşevik bir rotaya sokan “yeniden doğuş” gerçekleşti. Bundan dolayıdır ki, Şubat, ihtilalci komünistlerin her yıl “doğum günü” olarak kutladıkları, onur …

Devamını oku

Seçimler çözüm değil TEK YOL DEVRİM!

45kapak

Türkiye, yine bir seçim dönemine girdi. Daha 7 Haziran seçimlerinin üzerinden 4 ay geçmişken, bir kez daha seçim vaatleri, toplantıları, mitingleri ile karşı karşıya… Fakat bu kez kitlelerde ne bir umut ve beklenti yaratıyorlar, ne de bir heyecan ve coşku var. Aksine ardarda yapılan, fakat hiçbir değişiklik yaratmayan seçimlerden bir …

Devamını oku

Yine, yeni… Yeniden seçim!

oy-kullanan-kuklalar

Türkiye siyasi tarihinde, son 10 yıl kadar sık seçim yapıldığı bir dönem herhalde görülmemiştir. Referandumlar, genel seçimler, yerel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimi… AKP’nin hükümet olduğu yıllar boyunca kitleler, sürekli olarak sandığa gittiler. Seçimler, “demokrasi”nin en önemli kriteri ise eğer, AKP kadar “demokrat” bir hükümetin olmaması gerekirdi! Oysa son derece gerici-faşist bir …

Devamını oku

Gün boş umutlara kapılma günü değil MÜCADELE GÜNÜDÜR!

42kapak

Büyük anlamlar yüklenen 7 Haziran seçimleri sonuçlandı. Oyların dağılımı üç aşağı-beş yukarı beklendiği gibi oldu. AKP önemli oranda oy kaybetti, CHP eski konumunu korudu, MHP biraz arttırdı ve HDP barajı aştı. HDP’nin barajı aşması zaten bekleniyordu, o yüzden sürpriz olmadı. Fakat yüzde 13 gibi bir oran ve 80 milletvekili, beklenenin …

Devamını oku

Seçim sonuçları üzerine

Son yılların en çok konuşulan ve en çok beklenti yaratılan seçim sürecini geride bıraktık. Öylesine büyük bir önem atfedilmişti ki bu seçimlere, aylar öncesinden konuşulmaya, tartışılmaya, tahminler yürütülmeye başlanmıştı. Adeta ülkenin “demokratikleşmesi”nin ya da “faşistleşmesi”nin miladı gibi davranıldı. Bütün partiler açısından, seçim çalışmaları son derece güçlü, etkili, yoğun biçimde yürütüldü.  …

Devamını oku

Parlamentarizm – 2: Bolşeviklerin parlamento deneyimi

Her tür revizyonist-reformist akım, parlamento düşkünlüğünü perdelemek ve devrimci-demokrat kesimleri yedeklemek için, varolan düzeni değiştirmek amacıyla parlamentoya girdiklerini iddia eder. Kendilerine karşı çıkan devrimci ve komünistleri ise, “sekterlik”le, “dönemin ruhuna ayak uyduramamak”la suçlar. Bu dün de böyleydi, bugün de böyledir. Günümüzde artık ML kavramları kullanmaktan da kaçınan, burjuva literatürle konuşup-yazan …

Devamını oku