Anasayfa / Etiket arşivi (Sayfa 4)

Etiket arşivi

Hükümetin krize çaresi: IMF’siz IMF reçetesi

Ekonomik krizin kendini daha fazla hissettirdiği bu aylarda, Erdoğan ve hükümeti krize çare olarak, IMF’siz IMF programını ortaya koydu. Damat Berat Albayrak tarafından açıklanan ve adına YEP (Yeni Ekonomi Programı) dedikleri belge, gerçekte IMF’nin Nisan 2018’de hazırladığı programın tekrarından ibaretti. Fakat ısrarla IMF’nin adını kullanmamaya çalıştılar. Sanki kendi ürünleriymiş gibi …

Devamını oku

Karlar özelleşiyor, zararlar kamulaşıyor! BU DÖNGÜYÜ KIRALIM!

Erdoğan, “kriz yok, maniplasyon var” diyedursun, işçi ve emekçiler krizi her gün yaşıyor. Çarşı-pazarda fiyatların nasıl arttığını; ellerine geçen paranın her geçen gün nasıl eridiğini, üstelik işsizliğin bir kılıç gibi başlarında sallanışını, birçok arkadaşının işten atılışını her gün görüyor, duyuyor ve krizi iliklerinde hissediyor. Krizin varlığı, asıl olarak işsizliğin boyutları …

Devamını oku

YEP krize çözüm değil

AKP hükümetlerinin standart ekonomi programı OVP (Orta Vadeli Plan), isim değiştirerek YEP (Yeni Ekonomi Programı) haline dönüştü ve 20 Eylül günü, Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak tarafından açıklandı. YEP, içinde “yeni” hiçbir unsur olmamakla birlikte; yaşanan ekonomik krizle ilgili olarak, devletin hedef ve yönelimlerini ortaya koyan önemli belgeydi. Öncelikle Erdoğan “kriz …

Devamını oku

Devlet hangi harcamaları kıssın?

Damat Albayrak’ın açıkladığı “Yeni Ekonomi Program”da (YEP) bütçeyi güçlendirmek için iki önemli gelir kalemi belirlenmiş. Birincisi “kamu harcamalarından 2019’da 60 milyar TL tasarruf sağlanacak, bunun yaklaşık 30 milyar TL’si sürmekte olan ya da henüz başlamamış ihalelerin durdurulmasıyla karşılanacak”. İkincisi, “2019 yılı içinde 16 milyar TL gelir artırımı sağlanacak”. Elbette ki …

Devamını oku

Ekim Devrimi 101 yaşında: Kurtuluşun yolunu gösteriyor

Miladi takvime göre 7 Kasım’da gerçekleşmiş olsa da, tarihe “Ekim Devrimi” olarak geçen dünyanın ilk sosyalist devrimi 101 yaşında! Biz de 101. yılını Ekim sayımızda kutlamayı uygun gördük. Ekim Devrimi’nin üzerinden bir asır geçtiği halde, insanlığa sunduğu güzellikler, ulaşılamayan bir zirve olarak varlığını koruyor. Yaklaşık 20 yıl süren sosyalist inşa …

Devamını oku

Ekonomik kriz emeklileri ve devrimci basını vurdu

Ekonomik kriz, Ağustos ayının ortasındaki ani döviz yükselişi ile kendisini ortaya koydu. Öyle ki, 10 Ağustos günü, “Kara Cuma” olarak kayıtlara geçti. Bu ani çöküşten ilk etkilenen, dövizle iş yapan küçük işletmeler oldu. Kitlelere yansıması ise, gıda fiyatlarında günbegün artışla giderek daha can yakıcı bir soruna dönüştü. Çünkü ülkemizde tarım …

Devamını oku

Krize karşı DEVRİM Kapitalizme karşı SOSYALİZM!

Seçimlerden sonra krizin tüm şiddetiyle sökün edeceği bekleniyordu. Seçimlerin yaklaşık bir buçuk yıl öne alınmasının temel sebeplerinden biri de buydu. Ağustos ayından itibaren adına “döviz krizi” ya da “finansal kriz” denilen, ama gerçekte çok yönlü ve yapısal olan kriz, tüm görüngüleriyle ortaya çıktı. Bunun en büyük zararını işçi ve emekçiler …

Devamını oku

Krize “çözüm” arayışları…

Bir süredir belirtileri artan ve sonbaharda geleceği söylenen kriz, “Papaz Brunson” olayıyla erken patladı. Birkaç gün içinde döviz tırmanışa geçti ve TL’deki değer kaybı yüzde 30’ları buldu. Kimileri buna “finansal kriz” dese de, gerçekte kapitalizmin yapısal krizlerinden biriyle daha karşı karşıyayız. Birçoğu buzdağının görünen kısmına bakıp altındaki büyük kütleyi görmüyor, …

Devamını oku

İşsizlik ve yoksulluk artıyor KRİZİN FATURASINI ÇIKARANLAR ÖDESİN!

Krizin ayak sesleri duyulur duyulmaz, patronların ilk yaptıkları şey, işçi kıyımı oldu. Başta tekstil olmak üzere hemen her sektörden işçi çıkarmalar başladı. Bunların özellikle sendikalaşmanın olduğu yerlerde yaşanması dikkat çekicidir. Ve önümüzdeki günlerde daha da artacağı anlaşılmaktadır. Kriz, sadece işçi kıyımı olarak değil, onunla bağlantılı bir şekilde yoksulluk ve açlık …

Devamını oku

KRİZ kapitalizmin doğasında vardır

Her toplumsal sistemde yeniden üretim vardır. Kapitalizm öncesi sistemlerde, üretim asıl olarak egemen sınıfların lüks tüketimine dönüktür (kölelerin hizmet için görevlendirilmeleri ya da firavunların binlerce kölenin emeğini piramitlerin yapımında kullanması gibi.) Ancak toplumsal üretimle sermaye birikimi, kapitalist yeniden üretim sürecinin belirleyenidir. Kapitalistin üretim sürecine soktuğu sermaye, niteliği açısından ikiye ayrılır: …

Devamını oku